Türkiye'de felsefeye pek ilgi duyulmamasının en büyük nedeni özellikle felsefe tercümesi yapanların kullandığı anlaşılmaz dildir bence.
Tabii ilgisizlik üzerine pek çok şey sıralanabilir, ancak en büyük sebep budur.
Şimdi ismi lazım değil bir kitap okuyorum, sürekli "koyutlamak" diye bir fiil kullanılıyor. Kelimeyi Google'a yazdım, İngilizcesi yani "postulate" çıktı önüme ilk önce.. Sonra kelimenin "farz etmek, varsaymak" anlamına geldiğini öğrendim.
(Bir de "ayrıksı" diye bir kelime var, okudukça kulağımı tırmalıyor, ama neyse buna hiç girmeyelim.) Sadece bu kelime değil, cümleler de hiç akmıyor.
Sanki bilerek anlamayı zorlaştırmış gibi..
Ne kadar anlaması güç olursa o kadar kaliteli bir kitap olur diye "koyutluyorlar" sanki..
Bana düşmez akıl vermek ama felsefe yazarlarının daha fazla Türkçe roman, hikâye, şiir okuması gerek zannımca..
Eğer Türk edebiyatıyla biraz ilgilenseler ortaya bu kadar ruhsuz metinler çıkmaz diye düşünüyorum. Saygılar. Bugünkü düşüncelerim bu kadar..
23.06.2018
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder