-Bla bla bla... Haksız mıyım?
-Haklısın abi...
-Bla bla bla... Haksız mıyım?
-Haklısın abi...
-Bla bla bla... Haksız mıyım?
-Haklısın abi...
Yemin ediyorum değerli günlük, kendimden tiksiniyorum. Evet, evet, kendimden tiksiniyorum, iğreniyorum. Tam bir çöp poşeti gibi hissediyorum şu an kendimi. Servis aracında yancı olup, şöförün her dediğine onay vermenin de bir limiti var arkadaş... Bizimki her bitirdiği cümleden sonra, nokta yerine ''Haksız mıyım?'' lafını kullanıyor, ve ben de ''Haklısın abi'' diyerek kafamı sallıyorum.
Tabii bunu neden yapıyorum bilemiyorum. İç güdüsel olabilir. Belki de sebebi maliyetidir. ''Haksızsın abi, olmaz öyle şey, yemin ederim saçmalıyorsun, abi sen her zaman saçmalıyorsun zaten!!'' gibi şeyler dersem ağır sonuçlara sebebiyet verebilirim.
1-) Eleman cinnet geçirip servisin direksiyonu hiç olmayacak şekilde kırabilir. Sonuç olarak ortalık kan gölüne dönebilir. Hiç hoş değil.
2-) Sabah sabah safsatalarla baş edeyim derken, sinir krizine girip kalbim, tansiyonum, şekerim çıkabilir. Gerçi çok şükür hâlâ böyle sorunlarla karşılaşmadım ama cinnet geçirirsem nasıl hareket edip tepki vereceğim belli olmaz, sabah sabah hoş olmaz. ''He de geç'' takdiği her şekilde gayet iyi..
3-) Bu eleman artık zamanında (belki de hâlâ) nasıl ezildiyse, sürekli bir onaylanma hissiyatıyla hareket ediyor. Bu psikolojideki bir adamı üzmenin de hiç gereği yok. Bir kişiyi de sosyal ortama küstürmenin, topluma düşman etmenin, hayattan düşürmenin anlamı yok. (Empati hassasiyeti olan biri değilim, ama nedenler içinde sayınca güzel göründü gözüme.)
4-) Servis şöförü şu an aracı kullandığı için üzerimizde ister istemez bir otorite sahibi.. Direksiyon onda sonuçta.. Otorite sahibi bir adama karşı çıkıp başımı belaya sokmak istemiyor da olabilirim. Ben itaat kültürünü benimsemiş, tam olarak bunu içselleştirmiş biriyim. Sorun yok, yaşamaya devam ediyoruz sonuçta.. Zaten 5-10 dakika sonra kurtulacam. Şimdi toplumsal bir gerginliğin fitilini ateşleyecek bir girişime öncülük edebilecek hareketin içinde yer almanın gereği yok.
İşte ''Haksızsın abi'' demenin maliyetini göz önüne alınca, bu şekilde davranmaya devam etmek mantıklı görünüyor. Gerçi eleman, bu haliyle de bizi felakete götürebilir, ancak en azından yuvarlanıp gidiyor, ilginç bir şekilde hedefe bir şekilde varıyoruz.
Ancak içimden bağıracam, yetti artık..
-“Abi haksızsın, saçmalıyorsun, onlarca kez kırmızı ışık ihlali yaptın, hız sınırını binlerce kez aştın, güvenlik şeridini gereksiz yere işgal ettin ki zaten sende şerit kavramı da yok; ona buna korna çaldın; bu durumda tabii polis sana ceza yazacak. Hayır, şimdiye kadar ceza almadıysan ayıp. Yeter artık, devletin paraya ihtiyacı vardır ve bu yüzden ceza yazıyordur belki de, bilemiyorum; ama sen de sonuna kadar hak ediyorsun. Sus iki saniye ve artık güvenlik şeridine girip kırmızı ışıkları zart diye geçme, seni gidi koca kafalı, aşağılık herif...''
-Bla bla bla... Haksız mıyım?
-Haklısın abi..
-Bla bla bla... Haksız mıyım?
-Haklısın abi...
30.11.2018
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder