Mesela her zamanki gibi acıktım diyelim.
Bu sebeple etrafa, ne yiyebilirim diye bakındım.
Sonra döner yemeye karar verdim diyelim.
Farzedelim ki, iki dönerci var gidebileceğim ve bunlar da yan yana.. Bir dönercinin girişinde “Sizin için varız, sizin için buradayız, hakkın yolunda halkın yanındayız, söz konusu vatan ” gibi yazılar var, diğerinde “Para kazanmak için buradayız” diye yazmış güya.
Ben ikincisini tercih ederdim. Çünkü bir işletmenin açılmasının amacı para kazanmaktır. İkinci işletme net bir tavır sergiliyor. Uzun ömürlü, kârlı bi işletme olması için müşteri memnuniyetini ön plana koyması gerekir ki, batmasın.
İlk işletme ise, daha içeri girmede çakallık çanları ile karşılıyor beni.. Kardeşim ben acıktım döner yiyecem, paramı verecem sen de döner yapacaksın ve doğal olarak kârını gözeteceksin. Şimdi durduk yere dini, milli yada başka duygularımla niye oynuyorsun ki? Benim için orada değilsin bi kere.. Öyle olsaydı bedava yapardın veya zarar ettiğinde şikayet etmezdin.
Sonuç olarak herkes kendi menfaatini düşünür, bu da gayet normaldir. Yani netlik güzel şey... Çünkü netlik kaybolunca kazığın nereden geleceği belli olmuyor. Asıl amaçtan uzaklaşınca olayın özünü kaçırıyor ve iş çirkefliğe varıyor. Bu hoş değil.
Bu gün kızılayda dolaşırken nedense bunu düşündüm. Sizle paylaşmak istedim. Teşekkür ederim.
03.01.2019
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder