21 Şubat 2019 Perşembe

Dönüşüm ve Müslüm

Son zamanlarda Müslüm Gürses'in (görebildiğim kadarıyla) varoş, taşra (ne derseniz artık işte) kesiminden entel, entellektüel, aydın, münevver (artık hangisini kullanmak isterseniz işte) kesime kadar herkesin takip etmesinin, dinlenmesinin şaşkınlığı var gibi..
Bu var olduğu düşünülen iki kesim arasındaki köprüyü 2000lerdeki afillifilintalar oluşumunun kurduğunu düşünüyorum. Bu tayfanın eserlerinde aydın-toplum uyuşmazlığı, köyden kente ve kentin içinde göç, mahalle kavramları işlendi ve epey de genç bunlara talep gösterdi.(Eserleri insanlara tepeden bakmıyordu, gayet sempatikti) Afillifilintalar'da kimler vardı? Onur Ünlü, Hakan Albayrak, Emrah Serbes, Gökhan Özcan, Alper Canıgüz gibi isimler vardı.(Bunlar farklı dünya görüşüne sahip kişiler.) Onur Ünlü'nün Leyla İle Mecnun, Emrah Serbes'in Behzat Ç. gibi dizileri, Alper Canigüz'in absürd komedi dalında kitaplarında hep Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses, Orhan Gencebay şarkıları yerini aldı.(Hatta Neşet Ertaş'i bu dönemden önce gençler dinler miydi? Behzat Ç dizisinin Neşet hayranlığını körüklediğine eminim)

Bunlar olurken 2000lerin siyasi atmosferinde de hep ''Aydınlar halkı anlamıyor, niye anlamıyor kardeşim?'' sorgulaması yapıldı durdu. Ayrıca gecekondu mahalleleri bu dönemde toplu konut projeleriyle gündeme geldi. Şehirlerin dönüşümü, bu dönüşümün insanlara, topluma olan etkileri sorgulandı. Buradaki hayatlarda da Müslüm Gürses vardı doğal olarak. Farklı görüşleri bünyesinde barındıran Afillifilintalar'in eserleri tuttukça herkes arabeske de uyum sağladı, bunu sevdi. Önceden arabesk dinlemek neredeyse deyim yerindeyse utanç verici bir şeyken bu dinleyici kesime de bir özgüven geldi.
Ayrıca gecekondu mahallesinde büyüyen gençler üniversite okumayı talep etti (Üniversite halka indi ister istemez. Bu süreç çok sert bir şekilde ilerliyor) ve bu gençler yetiştikleri ortamın kültürünü oraya taşıdı. İnternetin çok hızlı bir şekilde hayatımıza girmesiyle birlikte sınırlar ortadan kısmen de olsa kalktı.
Yani ortada şaşırılacak bir şey yok. Herkes birbirine daha yakın şu an ve iletişimin hızıyla kültürler birbirine yaklaşıp yeni kültüler oluşturuyor, toplumun evrimsel süreci gayet doğal haliyle devam ediyor.
Çok uzun bir konu bu aslında..Daldan dala atladığımın farkındayım. Burada sosyologları göreve davet ediyorum. Toplumu doğru düzgün okuyun, makaleler yazın, oluşturduğunu eserleri iyi pazarlayın insanlar bunları fark etsin, böylelikle sağlıklı bir şekilde ilerleyelim... 🙂
Saygılar, sevgiler...


31.10.2018

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder