21 Şubat 2019 Perşembe

İstanbul yol anıları;
Ankara'ya dönmeden Kadıköy-Maltepe sahil yolu boyunca sağa sola boş boş bakına bakına gezinirken otobüs vaktinin yaklaştığını fark edince navigasyona Kamilkoç'un Dudullu aktarma yerinin adresini girdim. Ancak navigasyon, güney batı yönünde sağa; kuzey doğu yönünde sola gibi tarifler vermeye başlayınca, kontrolü kaybetmeden birine sormaya karar verdim.

-"Hocam Ataşehir'e nasıl giderim? (Ataşehir'e gidince bu Dudullu'daki aktarma yerini bulmak kolay)
Abi benim bisiklete baktı, bana baktı
-"Otobüse bin'' dedi.
-"Teşekkür ederim abi.. Ataşehir'e nasıl giderim?"
-"Çok rampa var, otobüse bin"
-"Rampa önemli değil abi."
-"Olsun sen yine de otobüse bin"
- "Neyse teşekkür ederim" deyip hareket edince bizimki tarifin ucundan acıcık göstererek
-"Şuradan sağa dön, otobüse bin"
-"Teşekkür ederim, şu inşaatın oradan sanırım."
-"Evet, oradan sağa dön ve otobüse bin"
-"Teşekkür ederim. Oradan başka bi yere gitmek gerekmez mi?"
-"İşte oradan sağa dön ve otobüse bin."
-"Teşekkür ederim, iyi günler.." deyip ilerliyordum ki yine tarifi az da olsa derinleştirerek
-"Oradan sağa dön, köprünün altından geç, otobüse bin."
Tabii bu sinirim gerildi bi, ve
-"Köprü mü?" diyerek anlamsız bir soru çıkınca ağzımdan
-"Sağa dön, köprünün altından geç, otobüse bin!!"" dedi.
- "Tamam teşekkür ederim, iyi günler.."
-"Sen yine de otobüse bin..''
-" Teşekkür ederim" deyip hızlanıp çok can havliyle uzaklaştım.. Karadeniz turundaki inatçı dayılardan birine denk geldim herhalde deyip kaçtım.(Şive benziyordu) Biraz uzaklaşınca tabii içimde biriken sinir bi anda açığa çıktı,
-" Ulan senin ki inatsa benim ki de inat, Ankara'ya kadar bisikletle gidiyorum lan, hadi buyur, otobüse binen senin gibi olsun.. Nasıl bi adammış yaw.. Al, binmiyorum la otobüse. Bundan sonra otobüs kullanmıyorum, al şimdi ne diyeceksin. Hayatımdan otobüsü sildim. Kahrolası aşağılık otobüs, yok artık otobüs" diyerek anlamsız bi söylenmeyle bi süre ilerledim yolumda.. Yol boyunca aklına anlamsız her şey geliyor..Sinir boşalması sonucunda böyle absürd şeylerle zaman geçirebiliyorum böylelikle..
Tabii bi süre sonra normale dönüp, ulaşmam gereken yere ulaşıp otobüsü beklemeye başladım. Kısa bir Kolpaçinoluk oldu, ama olsun, şimdi 400-500 km de bi inat uğruna geçilmez.

14.07.2017

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder