Müzik aleti çalmak gibi, spor yapmak gibi, ne bileyim kamp yapmak gibi hobileri olan insanları seviyorum ve önemsiyorum. Böyle hobileri olan insanların kendine ait hikayeleri oluyor, ve ufuk açıcı oluyorlar. Bu tür insanlarla beraber olunca sen de icraate geçmeye hevesleniyor hatta bazen geçiyorsun da.. Çünkü
ortam seni verimli olmaya itiyor. Bir kere bu tür insanlar daha az dedikodu yapıyorlar; çünkü anlatabilecek kendi hikayeleri var. O hikayeleri kendileri vâr etmişler, başkalarının hayatlarındaki eksiklikler umrunda niye olsun ki? Hem kendilerinin hem de etrafının hayat kalitesini artırabiliyorlar böylelikle..
Diğer kesimdeki insanlar hep başkalarının hayatını konuşuyor. ''Şu şöyle kötü, bu böyle kötü, bu kesim böyle iğrenç, şu kesim şöyle pislik!!'' diyerek kendilerinin yaşayamadıkları hayatı, başkalarının hayatıyla dolduruyorlar; başkalarının hayatını konuşarak tatmin oluyorlar. (Genelde bunların gündemi güncel siyasi dedikodular ve üç İstanbul kulübünün futbol atışmaları) Ayrıca sürekli bir isyan halindeler, bu tavırlarını da mükemmelliyetçilik olarak yorumluyorlar..Bu tür insanlarla takılınca da sen de başkalarının hayatı üzerinden kendi hayatını yaşıyorsun.. Başkalarını eleştirerek tatmin olmaya çalışıyorsun.. Ancak başkalarının hayatını konuştuğun için hiç bir şey de değiştiremiyorsun.. Hatta herkes böyle olunca, birbirimizin hayatını çekilmez hale getiriyoruz, başkaları için yaşıyoruz; başkaları bizim hakkımızda ne düşünür diye hareket bile edemez hale geliyoruz.
Kendi hayatını yaşayan, hikayesi olan insanlar güzeldir hocalar..Hayata lezzet katarlar..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder