25 Aralık 2011 Pazar
Kadın Erkek ilişkilerinde güven bunalımına neden olan Otobüs Muhabbeti
Otobüse binerken ilk önce otobüsün içinde yer var mı yok mu diye kontrol ederim, sonra acaba pencere kenarında yer var mı diye bakarım. Cam kenarında oturmak büyük avantaj oluşturuyor çünkü. Eryaman ya da Sincan'dan binildiği vakit kızılaya gitmek tahminen 1 saat süreceği için, cam kenarında oturursanız, kafanızı cama yaslayıp uyuyabilirsiniz. Aksi takdirde uyumaya başladığınız anda tanımadığınız bir adamın ya da kadının (Kadın olayı çok riskli tabi) omzunda kafanızı bulabilirsiniz. Pek hoş bir durum olmuyor bu da..Tabii yolda geçen 1 saati uyumayla değerlendirmek gibi bir düşüncem olmuyor, ama otobüs sallandıkça hemen gözlerim kapanabiliyor. Motor sesi de ninni gibi geliyor. (Bu nasıl bi algıdır çözemedim. O iğrenç ses nasıl ninninin yerini tutar ki acaba. Belki de ninnilerle büyümediğim için ninni olayının genel kaidesine hakim değilim.)
8 Aralık 2011 Perşembe
Saçma Sapan Bir Anının Yazısı
İnsan öğretmen olunca egosunu çok sağlam tatmin edebiliyor. Tamam ben öğretmen sayılmam, özel ders vererek öğrencilere bir kaç matematik-geometri dersi anlatıp paramı alıp çekip gidiyor olabilirim. Ancak öğretmenlik veya da otorite olma hazzını az da olsa yaşamaktayım. Şimdi anlatacağım olayda tamamen bu konu üzerine..
Tabii öğretmen olma otorite olma gibi bi eşleme ile öğretmenliği sevimsiz bi hale getirmek gibi bir derdim yok. Ancak ben kötü bir insan olduüğum için başka birisini boyunduruk altına almak; karşındaki insana üstten bakarak bir şeyler anlatmak, kendini kabul ettirmek gibi bir derdim olduğu için böyle bir eşleme yapıyorum.
Yoksa biliyorsunuz öğretmenliği çok kutsal bir meslek olarak görüyorum. Acaip..
16 Kasım 2011 Çarşamba
İnsan aşık olunca aciz olduğunu anlıyor!!

İnsan kendini bazen çok aciz hissediyor. Gerçi sanırım insanoğlu her zaman aciz bi varlık, ancak normal hayatın akışında bu acizlik durumu pek belli olmuyor, bunun üzerinde çok fazla düşünmüyorsun. Bir zaman oluyor, bi konu üzerimde düşünmeye başlıyorsun, düşündükçe batıyorsun; bu sefer düşündüğün konuyu bi kenara koyuyorsun ve ''Ule biz ne kadar aciz varlıklarız öyle!!'' diye düşünmeye başlıyorsun. Çok rezil bir durum.
Örneğin eğer aşıksan bu acizlik çok daha net görünüyor. Çok felaket bir durum. Normalde rahat konuşup, rahat hareket ederken; aşık filan olunca saçmalama dönemin başlıyor. Sevdiğin kızla bir şekilde iletişime geçmek istiyorsun. Nedense bu iletişimde genelde sağlıklı olmuyor. Genelde diyorum da, sağlıklı olduğunu da şimdiye kadar hiç görmedim. Belki gözümden kaçmıştır diye 'genelde' ifadesini kullanıyorum.
29 Ekim 2011 Cumartesi
Öğrenciyken törenlerde neşe dolamıyordu bana!!!!
Cumhuriyet’in ilanının yıl
dönümü için 29 ekimde ülkede genenlde devlet tekelinde askeri bir disiplinle
kutlamalar yapılır, her sene aynı edebi cümleler sarf edilir, ve
samimiyetsizlik had safhaya çıkardı. Neyse bende bu disiplinin eksik edilmediği kutlamalardaki halet-I ruhiyemi biraz anlatayım.
9 Eylül 2011 Cuma
Mahallemin Çocuğu; Gençlerbirliği
Mahallemin Çocuğu; Gençlerbirliği
Mahallem boksu seven bir, coşkulu kişilerin yaşadığı bir cemaattir.. Eee tabi böyle olunca insan çevresinden etkileniyor ve cemaat ne severse o sevgiden sende de oluveriyor. Mahalle bebeleriyle bütün boks maçlarına gider, olmadı televizyondan ve radyodan takip eder, olmadı gazetelerdeki renkli sütunlardan takip ederdik...
Hafta sonu yine bir boks maçındaydık ve bizim tutuuğumuz boksör gayet iri yarı, kaslı kuvvetli vurduğunu yıkan cinstendir. Bundan nasıl gurur duyuyorum anlatamam. Onun attığı yumrukları sanki ben rakibe atıyorum, her nakavttan sonra haklı gururu yaşıyor ve başka irir yapılı kaslı kuvvetli ekipleri hatta cılızda bir o kadarda ayakta duracak mecali kalmamış boksörleri de antreman niyetine yendiğimiz için ve yeneceğimizi başka arkadaşlarımaza önceden söylediğim için ''Bak görüyon mu? Yine biz yendik!!'' dEyip doğru düşündüğümü gösterdiğimden egomu tatmin edebiliyordum. Bu haklı gurur, ego tatmini maçın dışına da çıkar mahallemizde de yaşardım.
Mahallem boksu seven bir, coşkulu kişilerin yaşadığı bir cemaattir.. Eee tabi böyle olunca insan çevresinden etkileniyor ve cemaat ne severse o sevgiden sende de oluveriyor. Mahalle bebeleriyle bütün boks maçlarına gider, olmadı televizyondan ve radyodan takip eder, olmadı gazetelerdeki renkli sütunlardan takip ederdik...
Hafta sonu yine bir boks maçındaydık ve bizim tutuuğumuz boksör gayet iri yarı, kaslı kuvvetli vurduğunu yıkan cinstendir. Bundan nasıl gurur duyuyorum anlatamam. Onun attığı yumrukları sanki ben rakibe atıyorum, her nakavttan sonra haklı gururu yaşıyor ve başka irir yapılı kaslı kuvvetli ekipleri hatta cılızda bir o kadarda ayakta duracak mecali kalmamış boksörleri de antreman niyetine yendiğimiz için ve yeneceğimizi başka arkadaşlarımaza önceden söylediğim için ''Bak görüyon mu? Yine biz yendik!!'' dEyip doğru düşündüğümü gösterdiğimden egomu tatmin edebiliyordum. Bu haklı gurur, ego tatmini maçın dışına da çıkar mahallemizde de yaşardım.
Otobüs Yolculuğu ve Kadınların Tartışması!! ( Çok fena)
Bir otobüse bindiğimde hiç bir zaman yaşamak istemeyeceğim olay, otobüs içinde kadınların tartışmasıdır zannımca.. Bundan büyük felaketler gelebilir beki başımıza.. Ancak bu durum tarifi imkansız bir rahatsızlğa neden oluyor bende..
İşte bugün böyle bir felaketle karşılaştım. Kızılaydan öveçler otobüsüne bindim ve otobüs kalktığı anda muhteşem bir tartışmaya şahit oldum.
Efendim olay şöyle gerçekleşti:
Bir hanımefendi otobüse bindi ve etrafa bakındı; bir kaç koltuk boştu. Ancak ablacığım bir çocuğu annesinin yanında otururken görüverdi. İşte o anda böyle kötü bir tabloya dayanamadığından olsa gerek, çocuğun annesine çocuğu kucağına almasını istedi. Anne ise,
''Hanımefendi şurada boş koltuk var!!'' diye cevap verdi.
İşte bugün böyle bir felaketle karşılaştım. Kızılaydan öveçler otobüsüne bindim ve otobüs kalktığı anda muhteşem bir tartışmaya şahit oldum.
Efendim olay şöyle gerçekleşti:
Bir hanımefendi otobüse bindi ve etrafa bakındı; bir kaç koltuk boştu. Ancak ablacığım bir çocuğu annesinin yanında otururken görüverdi. İşte o anda böyle kötü bir tabloya dayanamadığından olsa gerek, çocuğun annesine çocuğu kucağına almasını istedi. Anne ise,
''Hanımefendi şurada boş koltuk var!!'' diye cevap verdi.
Otobüs Kavgasında Başrol olmak!!
Hayatım Eskişehir yolunda sürüp gidiyor ve hayatım boyunca yaşadığım olaylar da bu yol boyunca gerçekleşiyor. Ancak dün gerçekten çok enteresan bir otobüs yolculuğu yaptık arkadaşlarla..
Olay bir teyzenin kusmasıyla başladı. Bu az da olsa rastlanabilecek bir ola aslında.. Arada sırada böyle olaylarla karşılaşıyoruz. Gayet mide bulandırıcı bir durum olsa da, hayatın bir gerçeği sanırım. Ama eğer bir teyze üzerinize kusuyor, ardından teyzenin ergen çocuğu ve aklında sorun olduğunu düşündüğüm kocası üzerinize yürür, bunun ardından da gerizekalı bir şahsın bizi emniyete götürme tehtitinde bulunması cidden türüne az rastlanan bir olaydır diye düşünüyorum.
Efendim olay aynen şöyle gerçekleşti. Ben, Kadir ( Liseden kadirizmam) ve Cansu ( Üniversiteden arkadaş) okula doğru gidiyorduk. Cansu başka koltukta kadir başka koltukta oturuyordu ve bende uzun zamandır görmediğim dostum Kadir'in yanındaydım. Cansu ise arkamda kalıyordu. İşte efendim sıradan bir yolculuğun devam edip gittiği bir anda ''öğğğğğ'' diye bir ses geldi.. İlk önce durumu farkedemedim. Kadir ile muhabbete devam ediyordum. Ancak bir arkama bakayım dedim, Cansu teyzenin midesinden çıkan kusmuğun büyük bir bölümünden faydalanmış gibi görünüyordu. Ayıptır söylemesi teyze midesindekileri Cansu'nun başından aşağı dökmüş gibiydi. Tabi bu teyzenin kusmuğundan bende nasiplenmiştim. Benimde ayağıma denk gelmişti. Herneyse.. Böyle talihsiz olaylarla az da olsa karşılaşıyoruz. Buraya kadar ki yaşadığımız talihsizlikleri sorun etmedik. Cansu üstünü başını peçete vasıtasyla temizlemeye çalışıyor, bende ''Ula neler oluyor!!'' ruh halinde etrafa bakınıyordum. Teyzede durumdan üzgün olduğundan
Olay bir teyzenin kusmasıyla başladı. Bu az da olsa rastlanabilecek bir ola aslında.. Arada sırada böyle olaylarla karşılaşıyoruz. Gayet mide bulandırıcı bir durum olsa da, hayatın bir gerçeği sanırım. Ama eğer bir teyze üzerinize kusuyor, ardından teyzenin ergen çocuğu ve aklında sorun olduğunu düşündüğüm kocası üzerinize yürür, bunun ardından da gerizekalı bir şahsın bizi emniyete götürme tehtitinde bulunması cidden türüne az rastlanan bir olaydır diye düşünüyorum.
Efendim olay aynen şöyle gerçekleşti. Ben, Kadir ( Liseden kadirizmam) ve Cansu ( Üniversiteden arkadaş) okula doğru gidiyorduk. Cansu başka koltukta kadir başka koltukta oturuyordu ve bende uzun zamandır görmediğim dostum Kadir'in yanındaydım. Cansu ise arkamda kalıyordu. İşte efendim sıradan bir yolculuğun devam edip gittiği bir anda ''öğğğğğ'' diye bir ses geldi.. İlk önce durumu farkedemedim. Kadir ile muhabbete devam ediyordum. Ancak bir arkama bakayım dedim, Cansu teyzenin midesinden çıkan kusmuğun büyük bir bölümünden faydalanmış gibi görünüyordu. Ayıptır söylemesi teyze midesindekileri Cansu'nun başından aşağı dökmüş gibiydi. Tabi bu teyzenin kusmuğundan bende nasiplenmiştim. Benimde ayağıma denk gelmişti. Herneyse.. Böyle talihsiz olaylarla az da olsa karşılaşıyoruz. Buraya kadar ki yaşadığımız talihsizlikleri sorun etmedik. Cansu üstünü başını peçete vasıtasyla temizlemeye çalışıyor, bende ''Ula neler oluyor!!'' ruh halinde etrafa bakınıyordum. Teyzede durumdan üzgün olduğundan
27 Ağustos 2011 Cumartesi
Otobüs maceraları devam ediyor
Evet bir kaç gün önce özel halk otobüsünde ciddi bir tartışmanın hatta kavganın başrolünde yer alarak otobüs maceralarıma bir yenisi eklemiş oldum. Hayatımın büyük bir bölümü otobüslerde geçtiğinden otobüsü bir dünya olarak görüyorum, kendi yaşam alanlarımdan bir yer. Eğer otobüs yolculuklarında edindiğim tecrübeleri bir araya getirirsem, dünyayı daha kolay anlamayacam demektir.
16 Ağustos 2011 Salı
Sıradaki şarkıyı seç ödeşelim
Sen beni tutarsan hiç düşmem biliyor musun? Sıkı sıkıya sarsan ellerini göğsüme dolayıp, hiç düşmem ben. Bizim sokağa da renkli ve gürültülü arabalar geliyor bu günlerde. Yüksek sesle ve asla tutmayacakları sözler veriyorlar yarınlar için. Gürültülü şarkılar eşlik ediyor cömertçe savurdukları hayal cümlelerine. Çok küçük bir bedelle umut satıyorlar bizim sokaklarda.
Biliyorum epeydir gelmediğimden şikayet ediyorsun. Sıradaki şarkıyı seç ödeşelim. Sıradakini ve sonrakini ve daha sonrakini. Söylediğim ve dinlediğim tüm şarkıları sana vereyim ödeşelim olmaz mı? Hem gelmek istedim, istersen arkadaşlara sor.*** (Tarık Tufan)
Biliyorum epeydir gelmediğimden şikayet ediyorsun. Sıradaki şarkıyı seç ödeşelim. Sıradakini ve sonrakini ve daha sonrakini. Söylediğim ve dinlediğim tüm şarkıları sana vereyim ödeşelim olmaz mı? Hem gelmek istedim, istersen arkadaşlara sor.*** (Tarık Tufan)
10 Şubat 2011 Perşembe
Duyarlı Annelere Sesleniyorum! Duyarsız Annelere durumu anlatın! Yoksa Cinnet Geçirecem!!
Arkadaş, bazen annelerin çocuklarının embesil hareketlerine , kendilerine rahatsızlık vermediği müddetçe ses çıkarmamasına gıcık oluyorum.
En çok gıcık olduğum konu ise, annelerin bebelerine otobüs içinde bağırıp çağırmasına, başka insanlara zarar vererek eğlenmesine ses çıkarmaması...
En çok gıcık olduğum konu ise, annelerin bebelerine otobüs içinde bağırıp çağırmasına, başka insanlara zarar vererek eğlenmesine ses çıkarmaması...
9 Şubat 2011 Çarşamba
Hastalık insana derinlik kazandırır
Bu gün Atatürk Eğitim ve Araştırma hastanesindeydim.
Sürekli aynı cümle başlangıçlarına şahit oldum..
''Bizim insanımız ....''
''Şimdi ki gençlik.....''
İnsanların hastalık durumunda bile sosyolojik tespitler yapabilmesi beni şaşırtıyor. Vatan, millet kurtaran; karışık problemlere geniş bir perspektiften bakıp, çözüm önerilerini millet bir biri ile paylaşıyordu. İşte biz böyle fedâkar bir milletiz. Hastayız, gözümüzü açamayacak durumdayız; ancak biz kaybederken millet kazansın isteriz.
Sürekli aynı cümle başlangıçlarına şahit oldum..
''Bizim insanımız ....''
''Şimdi ki gençlik.....''
İnsanların hastalık durumunda bile sosyolojik tespitler yapabilmesi beni şaşırtıyor. Vatan, millet kurtaran; karışık problemlere geniş bir perspektiften bakıp, çözüm önerilerini millet bir biri ile paylaşıyordu. İşte biz böyle fedâkar bir milletiz. Hastayız, gözümüzü açamayacak durumdayız; ancak biz kaybederken millet kazansın isteriz.
Kaydol:
Yorumlar (Atom)








