9 Eylül 2011 Cuma

Otobüs Kavgasında Başrol olmak!!

Hayatım Eskişehir yolunda sürüp gidiyor ve hayatım boyunca yaşadığım olaylar da bu yol boyunca gerçekleşiyor. Ancak dün gerçekten çok enteresan bir otobüs yolculuğu yaptık arkadaşlarla..

Olay bir teyzenin kusmasıyla başladı. Bu az da olsa rastlanabilecek bir ola aslında.. Arada sırada böyle olaylarla karşılaşıyoruz. Gayet mide bulandırıcı bir durum olsa da, hayatın bir gerçeği sanırım. Ama eğer bir teyze üzerinize kusuyor, ardından teyzenin ergen çocuğu ve aklında sorun olduğunu düşündüğüm kocası üzerinize yürür, bunun ardından da gerizekalı bir şahsın bizi emniyete götürme tehtitinde bulunması cidden türüne az rastlanan bir olaydır diye düşünüyorum.

Efendim olay aynen şöyle gerçekleşti. Ben, Kadir ( Liseden kadirizmam) ve Cansu ( Üniversiteden arkadaş) okula doğru gidiyorduk. Cansu başka koltukta kadir başka koltukta oturuyordu ve bende uzun zamandır görmediğim dostum Kadir'in yanındaydım. Cansu ise arkamda kalıyordu. İşte efendim sıradan bir yolculuğun devam edip gittiği bir anda ''öğğğğğ'' diye bir ses geldi.. İlk önce durumu farkedemedim. Kadir ile muhabbete devam ediyordum. Ancak bir arkama bakayım dedim, Cansu teyzenin midesinden çıkan kusmuğun büyük bir bölümünden faydalanmış gibi görünüyordu. Ayıptır söylemesi teyze midesindekileri Cansu'nun başından aşağı dökmüş gibiydi. Tabi bu teyzenin kusmuğundan bende nasiplenmiştim. Benimde ayağıma denk gelmişti. Herneyse.. Böyle talihsiz olaylarla az da olsa karşılaşıyoruz. Buraya kadar ki yaşadığımız talihsizlikleri sorun etmedik. Cansu üstünü başını peçete vasıtasyla temizlemeye çalışıyor, bende ''Ula neler oluyor!!'' ruh halinde etrafa bakınıyordum. Teyzede durumdan üzgün olduğundan






'' Özür dilerim çocuklar..'' dedi.

Biz de

'' Sağlık olsun teyze, ne yapalım..!!'' dedik. Cansu montunu az da olsa temizledikten sonra montunu nereye koyacağını şaşırmış bir şekilde bakınıyordu.

Bende ''Kadirim bi torba getirseydin de, montunu koysaydı Cansu!!'' diyerek takıldım, biraz güldük. ( Bu noktaya dikkat)

İşte olay burada başladı. Bir anda arka sıralardan ergen bir erkek çocuğu höykürmeye başladı. İlk önce '' ne oluyor ya!!'' diye şaşkın bir şekilde çocuğa bakakaldım.Ergen '' Bunda güüecek ne var?'' diye höykürüyordu. Sonra '' Size gülmüyoruz!!'' dedik, ancak ergen iyice üzerimize yürümeye başladı. Teyzenin kocasıda yanımda bittti bir anda.. ( Sanrım yol boyunca da yanımdaydı) Böyle olmaz, gülünmez, şöyle olmaz, böyle olunmaz!!'' diye nutuk atmaya başladı. Ve bu esnada ergen çocuk hala höykürüyordu. Durumu tatlı tatlı, sakin sakin anlatmaya çalıştıkça üzerimize yürüyorlardı. İşte o anda bende üzerine yürümeye karar verdim. Biraz horozlanmanın ardından, gerizekalı bir şahsiyet beni göstererek ''Sizi emniyete götürürürüm otobüsü emniyete çektiririm'' diye bağırmaya başladı. Tabi bu sefer onunla birazcık horozlanma vakası yaşandı. Bir 5 dk yaşanan gerginlik sona erdi.

Evet, ortama sessizlik dinmişken kusan teyze oğluna dönerek '' Çcuklar bana gülmedi!!'' diye durumu bildirdi.

Yani teyze, şunu baştan söylesen olay yaşanmayacaktı ve olay kapanmışken böyle bir laf etmeninde artık bir anlamı kalmamıştı. Sonra bende kocasına dönerek '' Özür dileyeceksiniz, o çocukta özür dileyecek!!'' diye bağırdım. Teyzenin kocası özür diledi, ergen malak dilemedi. Zati bizde ODTÜ durağına yaklaştığımız için çok da üzerinde durmayıp, otobüsten indik. Ancak otobüsten indiğimde hala elim ayağım titriyordu.

+++++++++++++++++++++++++++++

Şimdi olay analizina geçelim.

Ulen ben teyzeye gülsem bile, kusmuk benim ve Cansunun üstüne gelmiş. Hatta Cansu üstü başı teyzenin sabah yediği ve hazmedemediği yiyecekler ile pislenmiş bir vaziyeteyken bizim bu durumumuza gülmemiz, çok sempatik bir durumdur. Biz o anda ''Teyze, hadi kuru yıkamacıya gidelim de, üstümüzü temizletiyoruz ve parasını da sen veriyorsun!!'' diyebilir, surat asabilirdik. Hatta teyzeye o gerginlikle bağırıp çağırabilirdik de.. Ama biz olaya gayet sıcak bile yaklaştık. Teyzenin o çaresiz durumuna gayet anlayışlı davrandık. Ancak şunuda gözden kaçırmamak lazım ki, biz de o zaman çaresiz durumdaydık. Hatta Cansu perişan bir vaziyetteydi.Kızın her yeri kusmuk olmuştu ve Her zaman ön sıradan dersini takip etmeye çalıştığımız derse giremeyecektik bu olay yüzünden.. Bu perişan vaziyetimizde bile biz bi sorun çıkartmazken, elemanlar bizim üzerimize yürümeye çalışması çok enteresan bir olay diye düşünüyorum.

Tabi biz teyzeye gülmüş olsak bile elemanların bize böyle bir muamele de bulunması haksız bir durumken, bizim teyzeyle ilgili hiç bir şeye gülmemiş olmamamız daha vahim bir durum sanırım. Daha da vahimi teyzenin bu durumu kavga bittikten sonra söylemesidir sanırım.

Şöyle bir durum söz konusu.. Teyzenin ergen çocuğunun böyle bir girişimi gayet normal aslında. Çocuk zaten ergen, nereye çatsam, enerjimi nerede harcasam diye düşünüyor ve annesine gülündüğünü düşünüyor. Bu durumda o çocuktan çok mantıklı hareketler beklemiyorum açıkçası. O çocuğun bağırıp çağırması ve üzerimize yürümesi normal aslında.. Ancak buradaki anormallik oradaki babanın ve annenin olaya müdahale etmemesi ve hatta babasının olayı körüklemesidir. ( Babasıyla burun burunaydık, bi reflekle kafa atabilirdim. Bunu düşündüm aslında..Ama hayatımda çok kavga etmedim ve kavgaya alışık değilim. Onun için böyl bir girişimde bulunmadım.)

Tabi birde bizi emniyete götürmeyle tehtit eden eleman var. Bu eleman aciz, gerizekalı, malak bir adam işte.. Ergen çocuğun arkasından bana bağırıyor!!!!. Muhtemelen benim arkamda olsaydı da, o ergene bağıracaktı. İşte aslında biraz daha şuurlu olsaydım, o herife kafa atardım ( Kavgayı sevmesem ve beceremesem de) , ve hadi emniyete gidelim bu durumda derdim, sanırım. Ancak bu olayın içinde şok olmuştum.

''Herkes bağırıyor,çağırıyor,

Cansu bağırıyor, sonra beni tutuyo

ve

ben Cansu'ya sakin ol diyorum, sonra ben bağırıyorum!!''

İşte böyle bir durumda o gerizekalı, karaktersiz herife uygun olan tarifeyi uygulayamadığım.

Kavga anında tam olaarak nerede olduğumu, elemanların niye bağırdığını, çözemedim bir anda.. Şuurumu kaybettim. ''Ben kimim? Ben bu dünyaya niye geldim? Biz kimiz? Bu otobüs ne otobüsü? Biz nereye gidiyoruz? Biz niye bağırıyoruz? Bu elemanlar niye bağırıyor?'' gibi sorular aklımdan sürekli akıyordu. Çok enteresan.!!!!

Tabi bu olayın ardından, bölümde de bu olayla bağlantılı olaylar gerçekleşti. Ancak şimdi bunları konuşmaya gerek yok.

İşte otobüs kavgasında her zaman seyirci olurdum, en kötü ihtimalle figüran olurdum. Ancak bu sefer başroldeydik. Allah inşallah böyle bir olayla bizi karşılaştırmaz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder