Cumhuriyet’in ilanının yıl
dönümü için 29 ekimde ülkede genenlde devlet tekelinde askeri bir disiplinle
kutlamalar yapılır, her sene aynı edebi cümleler sarf edilir, ve
samimiyetsizlik had safhaya çıkardı. Neyse bende bu disiplinin eksik edilmediği kutlamalardaki halet-I ruhiyemi biraz anlatayım.
Cumartesi-pazar'a denk gelen
törenler hep bende bir gerginlik oluştururdu. Bu törene gitmesem yok yazılır
mıyım diye düşünürdüm. Öğretmenler disiplin tehtidi ile öğrenciyi okula çekmek
isterlerdi. Etrafımdaki arkadaşlardan da ''Ulan bu törene gitmeliyim, coşmalıyım!!''
diyen çıkmadı. (Şimdi pek çoğu törenlerin iptaline tepki gösteriyor.)
Bu törenlere disiplin tehtidi
yüzünden gider, ve hiç bir zamanda eve mutlu dönmezdim. Bizi asker gibi sıraya
dizerler, emirler verirlerdi. Pek çok öğretmenin yüzünde asker ciddiyeti
olurdu. Hata yapan öğrenci affedilmez, bir tokat indirilir, ''Saygısız!!'' diye
de bağrılırdı. Çocukken yaptığımız çocukça hareketlerin karşılığı genelde tokat
olurdu ve ‘’Atalarımıza yaptığımız saygısızlıklar!!’’ ayrıntılı bir şekilde
anlatılırdı. Ben de her seferinde şaşırırdım. Şimdi elim titriyor. ‘’Arkadaş
çocukları bir kalıba sokmak için ne işler yapmışlar ya!!’’ diye sürekli
sinirleniyorum. Bir de bu cumhuriyetin 28 ekim 1923 te Çankaya Köşkü’nde
Mustafa Kemal’in aklına esmesi ile 29 ekimde kurulduğunu öğrenince insan bir
tuhaf oluyor. Demekki atalarım cumhuriyet için savaşmamış, hayatlarını feda
etmemiş. Yönetim kademesinde bir kaç kişi, cumhuriyeti uygun görmüş, biz de o
günden beri bu uygun görüş doğrultusunda askeri kutlamalar yapıyoruz. Bu askeri
kutlamalar yüzünden çocukların o bitmez tükenmez enerjisini emilirken, tek tip
gelecek oluşturuyorlar.
En çokta sinir olduğum mevzuu müdürlerin, öğretmenler kürsüde öğrencilere direktif vermeleri, bağırıp çağırmaları, bizden adam olmayacağını sürekli vurgulamalarıydı. (Ama cidden ben bu zihniyetindekiler için adam olamadım. Adam haklıydı galiba) Sürekli papağan gibi aynı şeyleri tekrarlarlardı, ve her seferinde orjinal bir kelam ediyormuş tavrına bürünürlerdi. Sanki milyonlarca kez bi şey tekrarlanılınca, o şey doğrulanıyordu.
En çokta sinir olduğum mevzuu müdürlerin, öğretmenler kürsüde öğrencilere direktif vermeleri, bağırıp çağırmaları, bizden adam olmayacağını sürekli vurgulamalarıydı. (Ama cidden ben bu zihniyetindekiler için adam olamadım. Adam haklıydı galiba) Sürekli papağan gibi aynı şeyleri tekrarlarlardı, ve her seferinde orjinal bir kelam ediyormuş tavrına bürünürlerdi. Sanki milyonlarca kez bi şey tekrarlanılınca, o şey doğrulanıyordu.
Bu 29 ekim, 23 nisan, 19
mayıs zamanlarından 23 nisan ve 19 mayısı severdim ama. Yanlış anlamayın,
ızdırap verici okul törenleri dışında severdim. Annem bu günlerde kardeşimle beni seğmenlere, kuğlu parka, botanik bahçesine götürürdü, mutlu
olurduk. Bu günleri iple çekerdik. Çünkü normal zamanda ders yüzünden böyle
yerlere gitmek çok büyük lüks oluyordu zaman açısından. Bu günler sayesinde bir
nefes alırdık. Keşke o törenler yapılmasaydı da, bu günler benim açımdan hep bi
iç açıcı günler olsaydı. Ancak tören fetişislerin hakimiyeti yüzünden bir türlü
törensiz bi 29 ekim, 23 nisan, 19 mayıs görmedik. Allahtan 30 ağustos okul
zamanına denk gelmiyordu.
Neyse bari bu sene böyle
törenler deprem vesilesi ile yapılmadı. Ben şu anda ortaöğretim kademesinde
olsaydım, bu askeri törenlere katılmak benim için zorunluyken, katılmayacağımızı
öğrenseydim, sevinçten zıp zıp zıplardım. Neyse bu sene bari yırttık derdim.
Ayrıca ‘’Kurban bayramı da
iptal edilsin!!’’ diyen akıl sağlığından şüphe ettiğim adamlar var. Arkadaş
zaten Kurban bayramında ve ya Ramazan bayramında devlet töreni yapılmıyor;
öğrencileri okula toplayıp askeri disiplinle bol ızdıraplı törenler yapılmıyor.
İsteyen bu dini bayramları kutluyor, istemeyen kutlamıyor. Hayır, bu adamların
dertleri tatil ise, zati 28 ekim yarım gündü. Bu sebeple bu 29 ekim günü
eğlenebilir, kutlamasını yapabilir. Bunu engelleyen yok.
İşin özü 29 ekimde bi Cumartesi
sabahı, öğrencilerin sıra sıra bekletilmeyip, öğrencilerin bol ızdırap çekmesi
engellendiği için mutlu oldum. Keşke bütün askeri disiplinli törenler iptal
edilse. Mahallelerde küçük konserler verilse, ‘’Bakın bu hepimizin milli
bayramı, bu bayram devletin tekelinde değil!!’’ mesajı verilse, ne hoş olurdu.
Sağlıcakla kalın..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder